13 Nisan 2012 Cuma

Yine, yeniden

Bir ses var, en ince ayrıntısında tanıdık bir ses duyuyorum. Sıkkınlığımdam patlıyor ellerim. Kasıyorum kendimi bilinçsiz bir refleksle. Çekip kurtulmaya çalıştıkça batıyorum. Bakıyorum, puzzlemda büyük bir parça eksik. Gözlerimi kısıyorum olmuyor. Beynimle düşündüğümü elimle çizmeye çalışıyorum. Bir siluet çıkıyor, maziden hatırlamak istemediğim. Son bir nefes almak için debeleniyorum, olmuyor. Bazen ne yapsan olmaz ya o durumda bir karabasanla gözgöze geliyorum. Ağzımdan okkalı küfürlerden çıkıyor... hani çocukken iki misket için edilen küfürlerden.
 
Zor olan yüzleşmekmiş derdim hep, kalbim zayıftı kaldıramam, dayanamam derdim. Göğsümü yırtarak söylemek varken, doğruluğun soğuk nefesini hep ensemde hissetim.... çabalamanın, uğraşmanın, didinmenin ne olduğunu bir bir anlatırdım halbuki. Kolay değil kimbilir kaç kere ateşe düşüp yara almadan çıkmışımdır, kimbilir... gücüm yok, bedenim zayıf... dışarıdan bakıldığında müthiş bir hikaye gibi gözüksemde sonu iyi bitmeyen boktan bir hollywood filmi kadar acıklıyım.. kenar bir mahalle köşesinde çöplerin arasında ki kedi kadar bile yaşama umudum yok..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder